12 Mart 2015 Perşembe

Ben meğer dikiş dikmeyi ne kadar seviyormuşum


İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz? Annem dikiş bölümü mezunu ve pardesülerimi dahi ona diktirirken dikiş makinesinin başına hiç oturmamış olmam.
Bu kadar bir şeyler yapma hevesim varken içimde ve meşakkatim çok yokken dikiş dikmeyi neden öğrenmedim diye çok soruyorum.
Helede şu an? Çocuğu küçük bir anne olmam bir yana ,eşimin makinede çok vakit geçirmemden hoşlanmaması bir yana, gurbette olmam ve her takıldığım yerde anneme telefonda birşeyleri tarif etmesini beklemem çok başka bir yana.
Hele ki çocuk yokken eşimin bana makine almak istemesi üzerine, yok ben beceremem şeklinde bir bahaneyle teklifi reddetmem ve üstüne oğlum olduktan sonra; benim makine isteyip eşimin bebekle uğraşamazsın daha sonra alırım sözü de tabiki oda başka bir yana.

Sanırım anne evimdede öğrenmeme sebebim evde makine olmasıydı. İhtiyaç duyduğumda ulaşabiliyor olmakla, projeler görüp ama makinem yok ki sorununu yaşamadan insan öğrenme iştiyakı hissetmiyormuş.
Tabiki en büyük etki de okuyor olmamdı...


Son yıllarda bloglar, pinterest, instagram gibi paylaşım alanlarının fazla olmasıda sanırım şu son zamanlarda insanın yapılacak listesini kabartıyor. Hele pinterestte yarım saat gezdikten sonra " ben çok boş oturuyoru hemen birşeyler üretmem lazım diyorsunuz.
İhtiyaç listemin başını kumaşlar alıyor bu günlerde. Şuraya şöyle yapsam şuraya böyle. Ahh birde oğluşumla fazladan vaktim olsa. Kısacık uyuyan kuzumla; kumaşı bir gün kesip 3 gün sonra dikiyorum. Yapılacak listeme her gün 3 fotoğraf giriyor. Evin işleri, kitaplarada vakit ayırmalı derken günler geçip gidiyor.
Gerçi boş geçirmektense,  bir işten yorulduğumuzda diğerine geçerek Ayeti kerimenin hakkını verelim. Elimize iş dilimize zikir, gönlümüze tefekkürü koyalım.
Takipte kalın...
Güzel şeyler gelecek inşallah 
Fotoğrafların hepsi tarafıma aittir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...