17 Ocak 2015 Cumartesi

Tığ Cüzdanı- Elişi Cüzdanı vs.









 Evde makine olmadan önce, aklımda binlerce proje vardı diyebilirim. Makinem olsa şöyle yaparım böyle yaparım derken; makinenin karşısında aval aval bakarken buluyorum kendimi. Üstüne birde dikme fobisi diye birşey eklenmesin mi. Ufacık birşeyi dikerken heyecadan bacaklarım kaskatı oluyo.
Dün kendi kendme karar aldım. Kumaşı hiç etsem bile o makineye oturacağım.

Bugün ders sonrası Ümraniye de buldum kendimi. :)
birkaç tur attıp kumaşlara baktım. Aklımda ne yapacağıma dair pek nette birşey yoktu.Zaten hala kış kumaşları raflardaydı.
Kaz ayağı desenli çok güzel yünlü kumaşlar var fakat ben onları dikene ya da diktirene kadar mevsimi geçer en iyisi mi yazlık kumaşları beklemek...


 
Kırmızı puantiyeli, çiçekli ve kırmızı pötikare den yarımşar metre aldım.
Kumaş alabilir miyim, alamaz mıyım, kararsız olan ben; kumaşa nasıl karar vereceğim derken. Güzel oğluşumla çok fazla dolaşmadan bir dükkana girip, birer birer indirdim raftan bu kumaşları. Dikiş bilenler için öyle aman aman kumaşlar, değil ama benim gibi yeni başlayanlar için ideal olduğunu düşünüyorum.
İşin ilginç yanı kafamda belirlediğim daha önce nette gördüğüm deseni çok hoşuma giden bir kumaş vardı, onun benzerini bulmaya çalıştım ama yoktu.Sanırım bir çok insan bu durumu yaşıyor. En iyisi kafada birşey belirlemeden gitmek.



Gelelim tığ cüzdanıma.
Bunu yaparken bile tığlarımı başka başka yerlerden almak zorunda kaldım .kimini kaldırmışım kimini en son kullandığım ipin üstünde böylelikke düzenli bir şekilde dizilmiş oldular.



3 yorum:

  1. Merhabalar iyiki uğramışım ne güzel bir blogunuz var tığ cüzdanınıda çok beğendim ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkür ederim. Her zaman beklerim ;)

      Sil
  2. Dikiş konusunda aynı durumdayız benim minik oğlum fırsat vermiyor zaten ben istesem de :) sizi takibe aldım bende bloguma beklerim sizi. ..

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...