10 Ocak 2014 Cuma

Nasıl Yapıyorum?

Oğlum...
Ömrümün baharı. Günüm, 24 saatim...
Göz aydınlığım...

     Kaç güzel söz vrsa uyuyana kadar, hata uyuduktan sonra ki o melek gibi suratına bakınca hepsini sarfediyorsunuz. Odanın ortasında oturup mandal kutusuyla oynuyan dünyadan habersiz bu varlık yuvanızı şenlendirmiş. Ekmeğiniz aşınız olmuş.
    Vicdan denilen duygu mu bu anneliğin içinde var olan.Bebek bakmak zor iş. Yeri geliyor sinirleniyorsunuz ama içinizdeki o pişmanlık duygusu hiç geçmiyor. Bir gülmesiyle gönlünüzün en güzel köşesine gelip kuruluyor.
   Elindeki oyuncaktan, bulunduğu odadan, hatta durduğu şekilden bile bir zaman sonra sıkılarak size bütün acizliğini sunuyor. En ufak işi bile bölünmeden yapamıyorsunuz çünkü orada size muhtaç minicik birşey gözünüzün taa içine bakıyor. :)
   En çok şu soruyu soruyorum kendime, ben bebek olmadan önce 24 saatimi nasıl geçiriyordum. Düşünüyorum o günlerde de bana yetmezdi gün, yapacaklarımı bir türlü sığdıramazdım. Fakat şimdi bakıyorum kendime kaç şeyi sığdırıyorum.Eksikler muhakkak var. Ama şu bir gerçek ki evlat insanın gününü bereketlendiriyormuş.Ali Tarıkla benim en büyük kazancım günümün bereketli olması.
 Öyle bebek var ben kitap okuyamam,bebek var ben hiç iş yapamam nidalarına gerek yok ki. Anne olmak pratik olmakla eşdeğermiş. Planlı olmayı öğreniyormuşsunuz. Elhamdülillah başımı kaşıyacak vaktim yok, olmasında. Bu elişlerini bebekle nasıl yapıyorsun diye soranlar oluyor. Bilmem diyorum. Sanırım siz film izlerken, komşularınızla muhabbet ederken, belki pc başında saatlerinizi harcerken ben bunlarla uğraşıyor oluyorum. Eşim bana çok kızar seninle hiç film izlenmiyor der. Elime iş almadığım zaman elimi ayağımı nereye koyacağımı şaşırıyorum diyorum.
  Çok sevdiğim bir ablanın bize hep nasihatiydi. Evlenmeden bazı şeyleri yerine oturtun evlendikten sonra başlayacam demeyin derdi.Olmuyor derdi. Hele bebek olmduktan sonra hiç olmuyor derdi.
Ne kadar doğru söylemiş. Bekarken kitap okumayı çok severdim, fotoğraf çekmek öyle-makinam hiç çantamdan çıkmazdı- elişi yapmayı hep sevdim -beni hep rahatlatırdı, kafamı onunla dağıtıyorum ve en çok o sebeple yapıyorum-...Evlendim. Aynı düzenim devam etti. Kitabı bol bol okudum, bol bol fotoğraf çektim, ve evlendiğim ilk ay bir paspas başlamıştım sakallı ipten -duramadım-. Şimdi bebek oldu . Birşey değişmedi. Kitap okumaktan asla vazgeçmedim. Evet eskiden 1 kitabı 1 haftada bitiriyordum şimdi tek fark ayda 1 oluyor ama vazgeçmiyorum. Okuyamıyorum demiyorum. Fotoğraf mı şimdi en güzel manzarayı, oğlumu çekiyorum. Her halini kameraya alıyorum. El işi mi. O uyurken çokta güzel şeyler yapıyorum. Öyle o uyurken dediğime bakmayın. Gün içinde 25 dk uyursa öpüp başıma koyuyorum.Gürültü yapmadan yapacağım tek iş hobilerim oluyor.Ev işimi? Evin işi biter mi yaa? Bebekle öğrendiğiniz birşey var ki o da tek elinizle yapabileceğiniz mucizevi şeyler dünyası :)) Hiç, bir elin nesi var demeyin çok şeyi varmış :)
   Yeni trendim :) blog işi. Şu an yanımda klavyeye saldıran bir canavar oturuyor.Salyalı bir canavar. Uyku saatine az kaldı. Bu yazıya kaç defa kalkıp oturdum saymadım. konudan konuya atladım belki. Ama bu benim bloğum ve ne yaparsam bana caiz :)
   Şunu asla unutmayın. İnsan isterse her şeyi yapar. Kerndinize olan inancınızı kaybetmeyin.Birşeylerle uzun süre uğraşmaktan sıkılmayın.
son mesajıda oğluma ayırıp size güzel günler diliyorum.( klavyeden elini çektikçe bana kızıyor çünkü)
q4Q"A!1q21a>1Q1FTGYGHWWSwq34zej

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...