27 Ocak 2014 Pazartesi

Aliya İzzetbegovic İslam Deklarasyonu ve İslami yeniden doğuşun Sorunları


      Aliya İzzetbegovic' in hayatıma damgasını vuran kitaplarından birisi İslam deklarasyonu. Eşimin kütüphanesinde çok uzun zaman sonra elime aldığım bu kitabı neden okumakta bu kadar gecikmişim diye her seferinde sorar ve kızarım kendime. Okurken altını çizmeye kalktığımda her satırı çizme isteği dolduran bir kitap. Gidipgelip bir bölüm okumayı keşke kendime alışkanlık edebilsem :(
   O kadar güzel bölümleri var ki. Hakan Albayrak yenişafak gazetesinde ki köşesinde  yer vermiş bu kitaba.Burada
bütün kitabı buraya almak isteğim olsa da bir bölüme yer vermek istedim. Bloğumun ana temasına da uyması açısından çok iyi olacak.
Müslüman Kadın- Kadın ve Anne
 Bu bölümü okuduğumda hamile olduğum için miydi bilmiyorum ya da o günlerde evde oturmak bana kasvet mi vermişti de bu kitap beni kendime getirmişti orası bilinmiyor işte. Bildiğim bir şey var bu kitabın daha doğrusu bu bölümünün bana öyle etkisi oldu ki; gözüm açıldı diyebilirim.
Bir kaç aldığım notu  buraya almak istiyorum.
            -Eğer İslam' da kadın meselesi varsa, bu meselnin çözümünün adı ANNEdir.Kadının bağımsızlığı ve eşitliği adına bu çözümü beğenmeyenlere şu cevabı vermektedir: İSLAM KADINI AŞAĞILAMIŞ DEĞİL SİZ ANNELİĞİ AŞAĞILADINIZ.
          -XX. asrın istatistiklerinde anne "çalışmayan kişi" olarak değerlendirilir. Yani "diğer çalışmayan unsurlar arasına konulmuştur.Kadın terzisi, kadın çiçekcisi, balerin hatta manken okulları var, ancak niteliksiz işçiler için olmadığı gibi anneler için okullar mevcut değil. Öyle bir hale geldi ki, genel eğitim veren okullarda kızlar için "annelik" adında konulacak bir dersin, böyle bir tedbirin derhal eğitimde cinsler arasındaki aşitliği ihlali olarak değerlendirilmesi kuvvetle muhtemeldir.Rahatlıkla söylenebilir ki yeni çağda annelik toplumsal olarak tanınmış değildir, o doğrudan ilgili kişilerin "özel işidir". Dalalet ve günah apaçıktır. Herkes bunun farkında ve görmekte fakat her şey hiç kimse görmüyormuş gibi devam etmektedir. Bu duruma nasıl gelinmektedir ?
Bu sefer cevap, yeni , çağdaş toplumunun ekonomisinde saklıdır. Son iki asır boyunca sel gibi yayılan sanayi, daha fazla ve daha ucuz ellere ihtiyaç duyuyordu. Ve insanlık neslinin yarısnı oluşturan kadın işçi ordusundan başka daha fazla ve daha ucuz el nerede bulabilirdi ki? Bugün kadının toplam iş gücü içindeki payı, Amerika' da %32 (22,5 milyondan fazla) Almanya ' da %37, Japonya' da %40 ve Sovyet Rusyadada ise neredeyse %45tir.
Yani eşitlik söz konusu değildir. Menfaat ve daha ziyade sanayi medeniyetinin ruhu soz konusu olmuştur.
   Kadına diyorlar ki "Anne olup ta çocuk bakman gereksiz, hekim, gazeteci, iş kadını olmalısın.Ancak 22,5 milyon çalışan Amerikalı kadından, yaklaşık 30 milyon Rus ve 15 milyon alman kadından %2 den az olan hekim, gazeteci ve sanatçı söz konusudur. Kalan muazzam kısmının çoğunluğu, yani %95'ten fazlası çiftlik ve fabrikalarda ve burada makinenin bir ilavesi olarak günde 7-8 saat aynı monoton hareketleri tekrar edip dururuken bulur kendisini.
      - :Gittikçe daha çok zafer ve daha az yenilgi için islam dünyasındnın yarısını oluşturan müslüman kadının eli, kalbi, ve aklıyla bu mücadeleye katkıda bulunmasına ihtiyaç vardır.
Müslüman kadın yeni nesili, doğurmalı, yetiştirmeli ve ona, islam ve geleceğe olan imanı vermelidir.
O ancak eğitimli ve yetiştirilmiş olursa eğitebilir ve yetiştirebilecektir.
İslami yeniden doğuşun Müslüman kadın için yapacağı kadar, Müslüman kadın da yeniden doğuş için o kadar ve daha fazlasını yapacaktır.
Ekim 1968

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...